21 Ocak 2012 Cumartesi

ankara

ankara hakkında yazasım var bu kez. ankara bana öyle şeyler yaptı ki. aslında güzel yerdir ankara. karlar altında olmak ankaraya çok yakışır, birçok şehirden daha çok.
alışveriş merkezleri vardır bir sürü, kentpark, cepa, ankamall, panora falan. sevene çok güzeldir, sevmeyene tam bir işkence.
bi de üniversiteleri vardır. ankarada öğrenci olmak başlı başına bi iştir zaten de, burslu bi öğrenci olmak daha zordur. hele de senin bursunu ortalamaya bağlı tutmuşlarsa ve kesmek için çok uğraşıyorlarsa. tabii hukuk öğrencisi olunca o burs rahat rahat kesilir. istediğimi yazmamış der geçer hoca, olay da orda biter. neye göre puan verdiğini kim nereden bilecek, matematik gibi işlem değil ki. tam anlamıyla yorum işi, işin allaha kalıyor. bb-cb beklediğin derslerden fd-ff alır ve kalırsın. bu ne demek? bursunun kesilmesi demek tabii ki.
bursun kesilirse nolur? okulun mantığına göre sen artık tam para ödemek zorundasındır, gelir kaynağı olursun. peki senin için öyle midir? tabii ki hayır. artık ankarada daha fazla öğrenci olmayacaksın anlamına gelir bu. okulu bırakacaksın demektir. össye kayıt yaptırdıysan össye girip başka bi okula gidiceksin, yaptırmadıysan ananın babanın evine döneceksin demektir.
iyi ki yaptırmışım kaydı zamanında, yoksa mahvolacaktım. kimse de burs vermez bana, kim kimin okul parasını ödemiş ki hayrına zaten?
off. ankara lan, bi git başımdan.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder