insanın canı durup dururken ne çeker? iskender çeker, çiğköfte çeker, yaprak sarma çeker, makarna çeker, nutella çeker, bira çeker ama pek az kişinin canı süt ve kurabiye çeker. özellikle annenin yapmış olduğu fırından yeni çıkmış mis gibi kokan o anne kurabiyelerini canınız çektiyse artık geri dönüşü olmaz, eve gitmek için her şeyi yapabilecek duruma gelirsiniz. hem de finalleriniz varken. yılbaşını da bahane edersiniz hani, nasılsa yılbaşı da geliyor diye. bilirsiniz ki anneniz sizin o çok sevdiğiniz kurabiyelerinden yapacaktır. yanına da bir bardak süt... tamam, mutluluk bu işte dersiniz.
aslında sadece kurabiye değil mi? hayır, hep söylerim. nasıl "sen" ve "ben" yan yana gelince "biz" kelimesini oluşturabiliyorsa kurabiye ve süt de yanyana gelince başka bir şey çıkıyor ortaya. bambaşka bir oluşum. insanı çocukluğuna götüren, lunaparklarda gezdiren, uçan balonlar aldıran, ağzının etrafına pamuk şeker bulaştıran bir oluşum oluveriyor bu. parklara götürüyor, salıncaklara bindiriyor, kaydıraklarda kaydırıyor seni. baban alıyor kucağına, havalarda uçuyor pilot oluyorsun. masum bi gülümseme oluşturuyor yüzünde. bakışların yumuşuyor, belki anneanneni hatırlıyorsun.
evet bunları sadece birkaç kurabiye ve biraz süt yapıyor.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder